BODRUM'DAN ÜÇ ÇOCUKLU BİLDİRİYORUM

31 Mart 2011 Perşembe

İSTANBUL'DAN ANNEM GELDİ...

Selam herkeslere,
Dün akşam geldi annem en son ocak başında gelmişti o zaman da hem havalar soğuktu hem berra hastalanmıştı bronşit olmuştu tam da doğumgününde çok bişey anlayamamıştık o yüzden.
çocuklarda bende çok sevindik öğrendiğimizden beri gün saydık beraberce.İnşallah havalar açarda güzel güzel gezeriz bu sefer.
Bugün ilk iş mayıs ayında kardeşimin nişanında giymek için kıyafet bakmak oldu tesettürlü olunca kıyafet bulmak zordur .Abiye bulmak daha da zor.Allahtan işimiz rast gitti bi tane beğendim açık bir model ama benim için yeniden dikecekler kapalı versiyonu olacak yani.Şimdi anlatmıyorum bitince onun için post yazarım süpriz olsun.
Nişan mayıs ayında olacak tam tarihi belli değil kardeşim askerde biliyorsunuz dağıtım izninde olucak nasipse ve benim İstanbula kavuşmamama vesile olucak şimdiden gün saymaya başladım gideceğim yerlerin hayalini kurmaya da bekle beni İstanbul hasret gidereceğiz inşallah...
NİLERK

25 Mart 2011 Cuma

HOŞGELDİN YÜZ

Evet 100.izleyici hoşgeldin ne iyi ettin.Yeni yıl hedef listemde 50 demiştim kendime ne kadar haksızlık yapmışım blog camiasına bu kadar samimi olabilirmi bilgisayar başında insan. Hayatını paylaşıp, hayatları paylaşabilirmi? Oluyormuş demek ki.
Bir süredir blogspot ayrı ayrı sıkıntılar çıkarıyor karşıma şu aralar kumanda panelinde gördüğüm arkadaşların bloglarını açamıyor yorumlar yapamıyorum diğer arkadaşlar da aynı durum da sanırım.
Umarım kısa süre de bu problem ortadan kalkar.
Bu kötü zamanda bile yeni arkadaşlarla tanışmak çok iyi.
100. izleyiciye ulaşınca ilk hediye çekilişimi yapmayı istemiştim.Ama buraların durumu belli olmadığından sözümde duramam korkusuyla bunu erteliyorum.
Bakalım nasip ne zamana?
NİLERK

22 Mart 2011 Salı

KAYBOLAN KÜPEM VE DİNİMİN BANA VERDİĞİ DEĞER

Bugün çok sevindirici iki olay oldu çok ihtiyacım vardı bir önceki postdan anlaşılacağı üzere....
Birkaç gün önce sabah uyandığım da küpemin tekinin olmadığını farkettim daha yataktan kalkmadan.Telaşla yatağın içini yastık kılıflarına yatağın altına baktım yok.Sonra evin içi arandı süpergenin toz haznesi kontrol edildi yok.en son ne zaman kulağımdaydı hatırlayamıyordum da o kadar üzüldüm ki .
Küpem hiç kulağımdan çıkarmadığım eşimin nişan günü kolyesi ve yüzüğü ile beraber taktığı ayrıca benim mehihirim olan elmas bir küpe maddi değerinden çok manevi değeri önemli (yok itiraf ediyorum maddi değeri de önemli bidaha kolay kolay alınmaz)çok da seviyorum aradan günler geçti tam da ümüdimi yitirecekken bugün o arayıp taradığım yatağın arka tarafında buldum küpemi.Tabi havalara uçtum resmen
Şimdi mehir ne demek diyenler olabilir.Bizim dinimizde başlık parası diye bişey yoktur..mehir damadın geline vermesi gereken tasarrufu tamamen gelinin kendisinde olan maddi değeri olan herhangi bişey olabilir.Gelin izin verirse bunu evlendikten sonra da verebilr nikah sırasında da ve hiç kimse mehir üzerinde hak iddia edemez sadece geline aittir.Bi nevi sigorta gibi düşünün damada bişey olsa Allah korusun boşanılsa daha evlenmeden önce korur bizim dinimiz kadını
Şimdi medeni kanunda sözde herşey eşit dimi ama o kadar yagın ki eşinden mal kaçıranlar neyse girmicem bu tatsız konuya
İkinci güzel haber de Kütahya da acemi asker olan kardeşime dağıtım da İzmir çıktı.Hani sözlendiğini anlattığım karakızanım arayıp haber verdi bugün Bir ay sonra burda inşallah.
SEVGİLERLE KALIN
NİLERK

21 Mart 2011 Pazartesi

Bİ SES VEREYİM DEDİM

Selam blogcanlar,
Ne zamandır hiç keyfim yok.Blogspot bir garip olalıdır bende  bir garibim.Hayat her zaman ki monotonluğun da devam ediyor.Gorat babayı da okumayı bırakıcam galiba zaten çok okuyabildiğim de söylenemez Balzac kasvetiyle depresyonun sınır çizgisinde gezen bana hiç iyi gelmiyor.
İki haftadır hayatımda olağan aksiyonların dışında gelişen tek şey netten sadece denemek için başvurduğum bir iş ilanından aranmam oldu .Şirket bilgileri gizli bir firmaya zaten uzun yıllar çalıştığım pozisyon için başvurmuştum aynı gün aradılar tabi ben şok görüşmeye çağırdılar ama nerde ben üç çocuğu bırakayımda görüşmeye gideyim .Öylesine başvurmuşdum da diyemedim biraz daha konuşunca telefonda şirketin İstanbul da çalışırken ki müşterim olduğu ortaya çıktı.Tabi ben ikinci kez şokta .Telefondaki bayana patronlarının beni çok iyi tanıdığını görüşmeye gelmemin gereksiz olduğunu eğer benimle çalışmak isterse siz beni arayın dedim.Üçüncü şok akşama şirektin sahibi aradı.İzmir de ne işin var diyor adam eğer çalışmak istersem mutlaka gel diyor.Ciddi ciddi düşünmedim desem yalan ama çocuklara kıyamadım bizim meslek (tekstil)öyle sabah 9 akşam 6 değil ki gecesi gündüzü yok hafta sonu yok ama yine de seviyordum mesleğimi sanırım hiçbir zaman masa başı insanı olamadım ben...
Neyse en azından özgüvenim için iyi oldu demek imkanım olsa iş bulabilirmişim...
Bahar havalarda kendini göstermeye başladı umarım benim ruh halime de yansır.Blogspotda da sıkıntılar giderse iyi olur uğraşamayacağım başka yerlerde çünkü...
Bakalım mevlam neyler neylerse güzel eğler.
NİLERK
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...