BODRUM'DAN ÜÇ ÇOCUKLU BİLDİRİYORUM

31 Mayıs 2011 Salı

İSTANBUL'DAN HEBERLER PART2 NİŞAN

Sıra geldi nişan detaylarına olaylı bir şekilde kıyafetimi teslim aldığımı daha önce burada anlatmıştım .
İstanbul'a gitmeden önce aldığım bir telefonda bu kıyafet konusunda moralimi bozmaya yetti zaten .Durum şu ki sevgili blogcanlar ben yıllar sonra ilk defa siyah yada parlement mavisi dışında bir renge cesaret etmişken ki bu renk mercan olur öğrendimki nişanda benden başka mercan giyecek olan da varmış hüüüü :( tabi.Bana reva mı şimdi bu iki ay öncesinden yaptırmaya başladım kıyafeti öyle ahımşahım bişey değil ama insan özeniyor ne de olsa .Neyse dedim yapecek bişey yok bizde türbanıyla farklılık yapmaya çalışacağız.
İşte size fotoğraflar

 Türbanın tasarımı tamamen bana ait hem sade olsun istedim bazen yapılan türbanlar insanı hediye paketine çevirebiliyor çok dikkatli olmak lazım .Alttaki füme rengi şalı pazardan 10 tl ye aldım.üsteki kumaşta elbisemin yanında verdikleri kendi kumaşından itiraf ediyorum biraz hürrem sultan havası oldu benim hoşuma gitti...




Çantamı İstanbul Bakırköy den nişandan  bir gün önce aldım ve bayıldım ışıkta çok güzel parlıyor ve iki yıl önce aldığım ayakkabılarımlada çok uydu kıyafetimde herhangi taş yada süsleme olmadığı için aksesuvarlarımda parıltı olması kıyafetin havasını değiştirdi
Nişan çok güzel geçti kardeşimle nişanlısının yüzündeki gülümsemeyi görmek herşeye yetti doğrusu
Allah onlara iki cihan saadeti nasip eder inşallah umarım hep mutlu olurlar
Siz nasıl buldunuz yorumlarınızı bekliyorum
NİLERK

29 Mayıs 2011 Pazar

İSTANBUL'DAN HEBERLER PART1

Gidicem gidiyorum derken İstanbul gezim sona erdi dün itibari ile İzmir sularına girmiş bulunuyoruz .bu gezi bana ne kadar yeter  bilmniyorum ama tadı damağımda kaldı resmen.Ailemi ne çok özlemişim gidince daha iyi anladım .Nişan telaşına bide kız kardeşime görücü gelme telaşı eklendi.Şimdi o görücü lafına sinirlenmiştir ama görmeye geldiler işte daha ne diyeyim.
Anlatıcak çok şey var ama ben şu anda klasik berrayı salladığım için ayağımda o uyuyana kadar yazacağım

Part 1 :
Pazar akşamı malum maç sonrası şampiyonluk kutlaması için dat daaaaaaaaaata çıktık  Büyükçekmece sahile girerken polis dudurdu arabayı sahil tarafına dönmeyin Trabzonsporlular yolu kapattı geçen arabaların camlarını taşlıyorlar dedi
inanamadık önce neyse biraz dolaşıp tatlı yemek için arabadan indik bu arada diyorum ki saat daha 11:30 gibi neden hiç fenerbahçeli kalmadı sokaklarda çünkü normalde kışın bile büyükçekmece sahili cıvıl cıvıldır gece yarısından sonrada .Biraz yürüyoruz eşimin  ve kardeşimin üstünde f.b forması var doğal olarak,bizi görenler uyarıyorlar o tarafa gitmeyin tehlikeli bu tarafa gitmeyin tehlikeli diye anlayacağınız  nüfusun yüzde 80 i trabzonlu olan büyükçekmecede Fenerbahçenin  şampiyonluğuna sevincimizi yaşayamadık.
Yine ikinciliklerinden dolayı kutluyorum onları
arkası yarın...
NİLERK

19 Mayıs 2011 Perşembe

SABAHA İSTANBUL YOLCUSUYUZ İNŞALLAH

Eve t sonunda geri sayım bitti sabah istanbul 'a doğru yola çıkacağız inşallah...
Tek çocuk gitmeyi planlamıştım ama son anda karar değişrirdim iki çocukla gideceğim sadece büyük oğlum evde babannesiyle kalıcak ,bu da demektir ki planladığım çoğu geziyi yapamıyacağım .zaten plan yapmak çok yormuştu beni olayların akışına bırakacağım kendimi ve moralimi yüksek tutmaya çalışacağım umarım???
 Pazartesi küçük kardeşimin nişanı var kıyafetimden daha önce bahsetmiştim ama isteyenler olmasına rağmen resim koyamamıştım nişan dönüşü inşallah hem resimler olur hem de anlatıcak bir sürü şey .
Son olarak benden bir haber daha bir ay önce arabamı sattık demiştim ya çok şükür eşim büyük fedakarlık yaparak arabasızlığıma son verdi .Yeni kızımın adı renginden dolayı sedef (buda onun internetten bulduğum resmi)
NİLERK

16 Mayıs 2011 Pazartesi

ARAYI KAPATIYORUM

  Çok uzun zamandır OKUYORUM kısmında BALZAC 'IN GORİAT BABA sı görünüyor biliyorum .İtiraf etmek gerekirse bu kitaba başladıktan sonra iki ayrı kitabı okuyup bitirdim ama orayı bir türlü değiştirmeyi kendime yediremiyorum çünkü o başlanmış ancak yarım bırakılmış bir iş .Yarım bırakılan bir iş de belki başka zaman beni bu kadar etkilemezdi ama şu  sıralar yarım bırakılmış bir kitap bile depresyona girmeme sebep olabilir.Sanırım ev hanımı olmak bana pek yaramadı...
   Neyse diğer okuduğum kitaplar ise biri Elif Şafak Bit Palas diğeride İskender Pala Babil'de ölüm İstanbul da Aşk
İkisini de çok beğendim.Henüz okumayanlar için kitaplar hakkında detay yazmayacağım ama mutlaka okunacaklar listenize alın derim.Çalıştığım ve çoluk çocuğa karıştığım dönem de çok sevdiğim okuma alışkanlığıma ara vermiştim.Şimdi o arayı kapatıyorum anlayacağınız



Şimdi bi bakalım bu yıl başından itibaren okuduğum kitaplar;
Elif Şafak :Aşk
Elif Şafak :Firarperest
Elif Şafak :Bit Palas
İskender Pala :Babil'de ölüm İstanbul da aşk
bunlar olduğuna göre sadece çocuk sallarken kitap okuyabilen birisi için hiç fena sayılmam sanırım.
Kusura bakma BALZAC ama şu dönemde sanırım seni okuyamayacağım belki kafamın daha rahat içiminde daha huzurlu olduğu bir dönemde yeniden denerim .İnan ekstadan kasveti hiç kaldıramayacağım
NİLERK

29 Nisan 2011 Cuma

NEDİR BENİM BU KIYAFET ÇİLEM

Daha önce bahsetmiştim size mayıs ayında benim kara kızan kazan dibim (meali en küçük erkek kardeşim )nişanlanıcak diye.
Nişan için abiye gibi olmayan abiye arayışım bir ay öncesinden başladı .girdiğimiz her mağaza ve moda evine bu tabiri kullanınca ablak ablak baktılar tabi .İstediğim şey kardeşimin nişanında giyebileceğim çok sade ama bi o kadar da şık görünen bir elbise.Neyse çokca tezgahtarı kızdıraraktan ayaklarımıza da kara sular inerekten en son bir moda evinde beğendik bir elbise ancak sadece krem rengi olduğundan ve de tahmin edeceğiniz gibi açık bir elbise olduğundan tezgahtar:
- biz size aynısını kol takıp istediğiniz renkte dikeriz zaten bizim imalatımız bu elbise. dedi
-tamam dedim mercan rengini seçtim
-bir hafta sonra astar provasına çağırdılar provayı tezgahtar yaptı o zaman bi terslik olucağı içime doğdu zaten diken yapsın ben beklerim dedim ama nafile
-bir hafta sonra aradılar elbiseniz hazır ama seçtiğiniz rengin bi ton koyusu oldu dediler gittim
-elbiseyi giydim bi kere modeli becerememişler bambaşka bişey olmuş diyorum yoo aynısı diyorlar kafayı yiyeceğim bi ton koyusu dedikleri renkte bildiğiniz nar çiçeği .Mercanla alakası yok.
-Çok sakin bir kişilik olan ben ilk defa cingar çıkarttım çünkü iki sene önce oğlanların sünneti içinde özel dikim abiye yaptırırkende aynı şeyler geldi başıma iki ay öncesinden diktirmeye başlamıştım son güne başka terziyle halledebilmiştim kıyafetimi
neyse Allahtan eşim yanımdaydı kendisi görünüş olarak sert bi adamdır olaya mudahil olunca tırsdı bizimkiler sonra işin aslını kaçırıverdiler ağızlarından benim üzerime giyip beğendiğim abiyeyi başka bi atölyeleri yapmış yoğunluktan dolayı benim elbiseyi başka bi atölye.
Hazırda olan bi başka abiyeyi cepkenli yani bolerolu verelim diyorlar ya arkadaş cepkenli bi elbise istesem heryerde zibil gibi neden uğrşayım böyle
neyse aradılar esas atölyeyi durumu anlattılar şimdi sözde orası yeniden dikiyor elbiseyi
Pazartesi teslim edicekler bakalım nasıl olucak ama çok olumlu düşünemiyorum galiba benim bu işlerde şansım yok
NİLERK
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...