BODRUM'DAN ÜÇ ÇOCUKLU BİLDİRİYORUM

8 Aralık 2014 Pazartesi

GÖNLÜM BURSA DA KALDI ...

Selam iyi ki arada bir gezilere katılıyorum yoksa hiç bloğa yolum düşmeyecek .Evet hatıralarıma not tutmak adına geçen ay yaptığımız Bursa gezimizden bahsedeceğim size .

Bursa geçen seneden beri nedenini bilmeden gitmeyi çok istediğim bir yerdi ,gidince anladım tabi nedenini, ama o ben de kalacak sizinle paylaşmayacağım .

Bodrum dan 11 bayan İzmir'den de 4 arkadaşımızı da alıp 15 bayan olarak koyulduk yola siz düşünün tüm gece süren ve hemen herkesin hiç uyumadığı bir minibüsün içinde ki şamatayı ...

Sabah namazına biraz maceralı da olsa Ulu Cami ye yetiştik ezanı duyuyoruz çok yakınımız da okunuyor ama biz koca camiyi bir türlü göremiyoruz düşünün :)

Camiye girer girmez mübarek mekanın manevi atmosferi hemen sardı hepimizi şahsen farklı bir boyuta geçtiğimi düşündüm okunan sureler ve yapılan tesbihatların etkisini çok derinden hissettim ...

Namazdan sonra rehberimiz bizi caminin için de şaşkın şaşkın etrafımıza bakarken buldu ve yaklaşık bir saatlik, hat sanatlarının kapıdarlık yaptığı  yolculuğa çıkardı bizi camiden çıkma zamanı geldiğinde artık gözyaşlarımız orada bulunmanın sevincine karışmıştı çoktan.Şimdi bile yazarken gözlerim doluyor ve size tam anlatamamanın verdiği sıkıntıyla üzülüyorum ...

Gidenleriniz varsa bilir zaten ,gidemeyenler ve tekrar gitmek isteyenler için rehberimiz Özlem Hallaç hanımı canı gönülden tavsiye ediyorum (facebook ve instagramdan ''gezdiriyorum' diye bulabilirsiniz )






Kahvaltımızı Cumalıkızık da yaptık mutlaka görülmesi gereken bir yer daha ... 

Emir Sultan,Yeşil Cami ve Külliyesi,Osmangazi ve Orhangazi Türbeleri Muradiye Türbesi ve Külliyesi bizim gezebildiğimiz yerler 
 600 yıllık tarihi İnkaya Çınarı altın da içilen kahve ve iyi ki gelmişiz muhabbetleri arasın da biz , nasılız ?
 Ertesi gün kahvaltıdan sonra Uludağ teleferik maceramız ,asla binmem derken beni ikna eden arkadaşlarıma tekrar tekrar teşekkürlerimi sunuyorum .Özellikle ilk olan kapalı teleferik de sislerin içinde yolculuk ederken Deryamın söylediği Karedeniz türküleri unutmayacağım anılarım arasına yerleşti ...

 Gece Karabaş Veli Mevlevi tekkesin de izlenilen Sema ise yüreklerimize işledi 

 Ve tabi ki iskender yenmeden Bursa'dan dönülmezdi Burfaş Kayhan Döner Sofrası bizim tercihimiz di ve çok memnun kaldık hem lezzetinden hem de eski bir hamam olan mekanın atmosferinden 


Yine eskiden hamam olan Ördekli Hamamı Kültür Merkezin de içilen Osmanlı çayı enfes idi...
 Tophane'den Bursa gecesi...

 Bunlarda bana Bursa dan hatıralar .Magnetler olmazsa olmaz tabi pembe şal Kozahan dan diğerleri teleferik içinde ki ismini hatırlayamadım ama çok şık eşyaların olduğu küçük butikten ...

Yolculuğa çıkarken birlikte yol aldığınız insanlar çok önemli o yüzden bana bu gezide arkadaş değil yoldaş olan dostlarıma tekrar teşekkürlerimi sunuyorum ve kızlar hazır mısınız yeni maceralara diyorum :) seviyorum sizi Rabbim yüzünüzü hep güldürsün...

Evet yolculuğu yapalı bir ay oldu ben şimdi Bodrum da;  aklı İstanbul da ,gönlü Bursa da ama Bodrum da olmaktan da mutlu bir Nilü 'yüm ...

Nil-Erk 



15 Ağustos 2014 Cuma

2+5 ÇILGINLIĞI

 Bir önce ki yazımda bahsettiğim suç ortağımla bu yazın çılgınlığını geçen hafta gerçekleştirdik .Beş çocukla iki hatun baş başa tatil yapabilir miymiş onu test ettik ve gayet de güzel yapılırmış kanıtladık .

Bu sene eşim için de kalan bir sırt çantasıyla macera dolu Amerika gezisini yaparken benim tabi ki evde oturmam beklenemezdi daha önceki  Van gezisi ekibimde ki herkesle dünyanın her yerine giderim demiştim hatırlarsanız bu gezide ki yol arkadaşımı da o geziden , onda iki ben de üç çocuk doluştuk emektar arabama ve yola koyulduk . SELİMİYE daha önceden ikimizin de gitmediği ama arkadaşlarımızın tavsiye ettiği bir belde idi .İyi ki de tavsiyeleri dinlemişiz .Bodrum'a ne çok yakın ne de çok uzak olması bizi cezbetti...

Haliyle biraz sesli ama bir o kadar da neşeli yolculuktan sonra (bu arada çocuklu uzun yollarda dvd player gerçekten kurtarıcı ) vardık SELİMİYE ye
SELİMİYE nin gündüzü ayrı (resimde ki benim büyük paşam keyif yapıyor )
Gecesi ayrı güzel ...

Çok kalabalık olmaması, küçük ve sakin bir belde olması,misafirlerinin genelde aile ve belli yaşın üstün de olması bizim avantajlarımız oldu. Çok gençlere göre bir mekan değil (buradan bizim genç olmadığımız gerçeğini çıkarmayınız lütfen sadece bu tatilde eller havaya modun da değildik sadece bir tatlı huzur bulmaktı niyetimiz ve  amaca erdik ) 

Bodrum'un aksine hiç bar,disco yani bangır bangır çalan müzik sesi yoktu dostunla akşam oturup çayını kahveni içerken derin muhabbetler yapabiliyorsun yani ...

Kalacağımız yeri seçerken tamamen çocuklara uygun olmasına dikkat ettik . Denize sıfır olmalıydı ki çocuklar ve deniz malzemeleri ile yol yürümeyelim , havuz mutlaka olmalı idi ki çocuklar denizden sıkılınca havuz kurtarıcı olsun . Bu yüzden Palmetto Resort oteli buldum internetten sayfasın da ki resimlere bakarak ve internetde ki yorumları okuyarak biraz da risk alarak rezervasyonumuzu yaptırdık. En kötü beğenmezsek geri döneriz dedik .Korktuğumuz başımıza gelmedi çok şükür tam da resimlerde ki gibiydi hatta bilmeden merkeze en yakın otellerden biri olduğunu görünce daha da mutlu olduk .Sadece bizim minik kızların deniz kenarın da oturup oynamasına uygun olmadığından (iskelesi var ve şezlonglar o iskelede ) sabahları biraz yürüyüp başka bir pansiyonun önünden girdik denize ,öğleden sonralarını da tamamen otelin havuzun da geçirdik.Otel hakkın da son söyleyeceğim yemeklerinin gerçekten çok güzel olduğudur. Arkadaşım bu işte uzman olduğundan onun sayesin de çok güzel lezzetlerle tanıştım hem ben hem de çocuklar .

Bu gezi biraz da gastronomi ağırlıklı oldu, anlayacağınız bana yine diyet gözüküyor ...
Gelelim haşemalı rahat yüzüp yüzemediğimi merak edenlere (resim niye böyle yan çıktı uğraşmama rağmen anlamadım ama affedin gece gece daha fazla uğraşamayacağım ) Tek tük kapalı bayana rastladım Selimiye de onlarla da denizde denk gelmedik anlayacağınız tek haşemalıydım ama dedim ya çok kalabalık  olmaması ve  gelenlerin çoğu aile diye biraz bakanlar olduysa da herhangi bir rahatsızlık yaşamadım .
Ve bomba bir mekan PAPRİKA , Selimiye 'ye giderseniz mutlaka uğrayın biz kaldığımız üç gecede mutlaka kapanışı bu mekan da yaptık .Akşam yemeğini offf çok kaçırdık desek de her akşam bir tatlısını mutlaka denedik . Resim de ki spesiyal tatlısı Haşhaşlı Browni dehşet bir şey. Ve ilk kez gelen misafirlerine neredeyse biraz zorla onu ikram ediyorlar sonra ki akşamlar da yine onlar yönlendiriyorlar . Değişik sunumuyla çilekli limonatası meşhur olmuş bile...  
Badem mantı ikinci günün akşam yemeği durağıydı ve haklı kalabalığın sebebini mantıyı yedikten sonra anlıyorsunuz...

Dedim ya biraz da midelerimiz bayram etti bu kısa ama keyifli tatilde .Derme çatma denilebilecek mekan neredeyse hiç yoktu ve hemen hemen hepsi dekorasyonda düşünülmüş emek harcanmış mekanlardı, bunlara hediyelik eşya satan yerlerde dahil.

Fiyatlara gelince otel ve pansiyonlar oda + kahvaltı şeklin de çalışmakta bunun haricin de nerede ne yeyip içeceğiniz tamamen size kalmış ve fiyatlar biraz ortalamanın üstün de ama değer mi ? bence değer ...
Dönüşte yolumuzun üstünde olan kızkumuna uğradık denizin üstünde yaklaşık 600 metre yürüyerek gidiyorsun çok ilginç de bir efsanesi var görülesi bir mekan 
Ve Marmaris hızlıca bir çarşı ve kale turu yapıp öğlen yemeğimizi de yiyerek ayrıldık ama nasipse en kısa zamanda tekrar giderek çevresini ve merkezini gezmek istiyorum 
Son olarak da geziden bize fotoğraflar haricin de kalan anılar bence yeter de artar ...

NİL -ERK


8 Ağustos 2014 Cuma

KOS GEZİSİ / KOS TRIP

Yine geç kalmış bir yazıyla ve yine uzun bir aradan sonra klavye başındayım ...

Amaç belli nankör hafızama inat anı biriktiriyorum...


Tam da vizesini alıp gidemediğim yerler listesine eklenecek iken kos adası gezimiz yine ve yeniden kuzen alperen in: çocuklar bana emanet gidin demesi ile gerçekleşti .Evet çok da uzaklaşmadık sonuç da evimizin balkonundan gözüken bir yere gittik ama pasaport ve vizeyle gittik ya ülke dışına çıkmış olduk ...

 Bodrum limanından Feribot ile yaklaşık 20 dk. süren bir yolculukla  kos adasına varıyoruz .Daha önce giden arkadaşlardan ufak tiyolar alsak da kısa süren ee şimdi ne yapalım sorusu yaşıyoruz eşimle . Adayı gezdiren mini tren istasyonunu buluyoruz ama gelmesine daha vakit olduğunu görünce yürüyerek gezmeye karar veriyoruz. İyi ki de öyle yapıyoruz çünkü ana hatlar haricin de girdiğiniz ara sokaklar da mimari ve doğal bir çok fotoğraflık detay yakalayabildik .
 Bu merdivenler sanırım giden herkesin önün de poz verdiği merdivenler ...
Fotoğraf tutkunu eşim için bereketli bir gezi oldu.Sağ olsun bu sefer beni de bol bol çekti .

Roaccutane ilacını (sivilce tedavisi) kullanmaya devam ettiğim dönem de gittiğimiz için güneşten mümkün olduğunca korunmam gerekiyordu şapka ve gözlük hiç çıkmadı neredeyse.

Kos kalesi,hipokrat ağacı, old town da ki kilise, Defterdar cami, Hacı Hasan Cami,Arabın Lokantası,bizim gördüğümüz yerler arasın da ...
Dondurmaları çok güzel gidecekler için mutlaka denemelerini tavsiye ederim 



Camilerin kapalı olması ve altlarının içkili restoran olması çok üzdü beni ama şaşırmadım tabi ki .
Sonuç olarak Bodrum kat be kat daha güzel kos dan sadece kosun daha yeşil gözükmesi biraz kıskandırdı beni .Zaten adaya yüzen bahçe de diyorlar.

Akşam dönüş feribotun da insanların bol bol alışveriş yaptığını gördüm ama ben alacak hiçbir şey bulamadım magnetler dışın da...

Bu yaz da geçen yaz gibi bir çılgınlık yapacağım ama bu sefer kendime bir de suç ortağı buldum büyük ihtimal bir sonra ki yazı onun hakkın da olacak , o zamana kadar byeee...

NİL-ERK 

25 Şubat 2014 Salı

BENCE KUL HAKKI ...



Selam Dostlar,
Hala blog okuyanların var olduğunu görmek çok mutlu etti beni ,gerçi geçenler de eski postlarımı okumak kimse okumasa bile blog yazmaya neden başladığımı hatırlattı bana .Evet ben şu nankör hafızama inat yaşadıklarımı ve hissettiklerimi unutmamak için başlamıştım blog yazmaya ve amacına ulaşıyor,nadir olarak da not tutsam hayata ...

Gelelim benim bu aralar en muzdarib olduğum konuyu sizinle paylaşmaya ; Yıllar önce daha çocuk yaşlarımın da, kimdi o başımı yakan hatırlamıyorum ama biri bana adabı- muaşeret (görgü kuralları ) kitabı hediye etmişti.Başımı yakan diyorum çünkü orada okuduğum birkaç maddeyi hayatıma öyle işlemiş öyle kanıksamıştım ki herkesin aynı hassasiyette olacağını sanmışım.

Bu konu da bir usta,her şeyi bilen ya da her kuralı uygulayan biri olduğumu iddia edecek kadar densiz değilim belki de çok az şey biliyorum.Ama yine de son zamanlarda mağdurum da mağdur edebiyatı yapmama sebep olan bu maddeleri sizinle paylaşmak istiyorum ...



İşte bunlar benim en sık karşılaştığım ve yoğun hayatım da beni zor durum da bırakan (çileden çıkaran) maddeler ...

1- Söz verilen buluşmaya eğer anlaşılan saatten 15 dk.dan fazla  geç gidilecekse mutlaka haber vermek (en çok bundan çekiyorum .) Üç çocuklu ve her gün hem spora giden hemde en az bir programa zamanında yetişen biri olarak çevremdekiler öğrendi bu konuda ne kadar titiz olduğumu içlerinde benim gibi olanlar olsa da inanın türümüzün son örnekleri olduğumuz kanaatine varacağım  yakında 

2- Bir davet aldınız gidip gidemeyeceğinizi en kısa sürede cevaplamak.(özellikle kalabalık programlar da davet edilen bir sürü kişi hemen dönüş yapmadığın da organizasyonu yapanların hali haraptır) Bazen öyle oluyor ki geri dönüş yapar mısınız dediğiniz halde tekrar tekrar aramak zorunda kalıyorsunuz davet ettiğinizi .(işte bundandır telefon faturamın bu kadar kabarık gelmesi sevgili eşim )

3-Davete katılacağınızı söylediniz ancak bir aksilik çıktı gidemeyeceksiniz karşı tarafı zor durumda bırakmayacak şekilde erkenden haber vermek .(özellikle evde yapılacak buluşmalarda biliriz ki ev sahibi ona göre hazırlık yapar )Düşünün siz ikrama başlayacaksınız son misafirinizin de gelmesini bekliyorsunuz bu arada sıcak servis edeceğiniz şey olmuş buz gibi artık dayanamayıp arıyorsunuz misafirinizi ve gelmeyeceğini öğreniyorsunuz ,tepkiniz ne olurdu ?

4- İade-i ziyaret gibi bence İade-i davet de önemli (her şeyi başkalarından beklememek lazım dimi )

Okuduğum kitap da daha  hoş ve sosyal hayatımızı güzelleştirecek çok madde vardı ama yazıyı uzatım sizi sıkmak değil amacım.Bunların haricin de çatal bıçak sağ tarafta olmuş,oturma düzeni şöyle olmuş ,vesaire vesaire bunlar benim için çok da  önemli değil teferruat gönüllerin bir olması her şeyin üstün de .

Biz kuşu ölünce bir çocuğa  baş sağlığına giden  peygamberin ümmetiyiz çok şükür, tabi ki hasta ,yaşlı ,akraba ziyaretlerini bileceğiz,zor durum da olana yardım etmesini de .Ama ah ne olur bana göre kul hakkı olan sosyal hayatımız için önemli şu konulara da biraz hassasiyet göstersek .Tabi sosyal bir hayat istenmeye bilinir tercih meselesi.

Bu yazıyı yayınlayıp yayınlamamayı uzun zamandır düşünüyordum yanlış anlaşılmalara sebebiyet verir diye ama benim gibi mağdur olan arkadaşlarımı da  görünce yayınlamaya karar verdim. İşe yarar mı yaramaz mı bilmem ama en azından ben içimi dökmüş oldum .Hakkınızı helal edin.

Sizin de mağdur olduğunuz,keşke şu konuya hassas olsa yakınlarım dediğiniz meseleler varsa postun altına yorum olarak yazın biz de faydalanalım inşallah.

NİL-ERK


14 Ağustos 2013 Çarşamba

BİR KOMBİN,BİR TARİF,BİR FİKİR ...


Özlemişim post yazmayı ki bir günlük aradan sonra tekrar yazıyorum ,tabi bunda beni yorumsuz bırakmamanızda  etkili ,yorumlara cevap yazıldı ama tekrar teşekkürler...

Bu başlığı sevdim nasıl ,güzel fikir dimi bir post da üç taş bir de sonuna sosyal mesaj verirsem olay tamamdır .Ara ara yaparım ben bunu :)

BİR KOMBİN :

 Ramazanı klima atında ve çoğunlukla yatay olarak geçirmiş olan ben, ender dışarı çıkmazlarımızın birinde böyle giyindim .Pembe ve mint uyumunu her yerde görüyoruz malum,e bir de bende görün eksik kalmayayım değil mi ? 

                                           BİR TARİF :

 Biliyorsunuz anneciğim ve babacığım hiç alakamız olmayan (Bodrum gibi) bir şehre ,Adana'ya iş sebebi ile taşındılar.Biz de bu memleketin lezzetlerinden istifade etmeye başladık,kuru patlıcanları babacığım almış .Ben de ramazan da her iftar davetimde yaptım ilk denemem biraz sert oldu (Gamzecim affet ilk misafir sizdiniz )sonra üç kez daha pişirdim...

KURU PATLICAN DOLMA :
Burada püf nokta patlıcanları en az üç kere suyunu değiştirerek kaynatmak(yani haşlamak) ,böylece acılığı geçiyor ve içi doldurduktan sonra daha güzel pişiyor.

İÇİ: kuru soğanı ve pirinci domates ve biber salçası ile kavurup, kaynar su ile demleyip ,ocaktan alınca  bol yeşillik (maydanoz,dere otu ,nane) ekliyorsun damak zevkine göre de baharat .

Patlıcanları ağızlarından bir parmak boşluk kalacak şekilde doldurup üzerine ağırlık koyarak tencere de pişiriyorsun. 

Korkulacak kadar zor bir olay değil yani (ben yaptıysam herkes yapar demek istemedim ama mecbur kaldım )

                                           BİR FİKİR :

Netten alınmış bir fikir ile postu bitirelim ne dersiniz? Kolay gibi ilk fırsatta denenecekler arasına kayıt ediyorum sonu etamine benzemez inşallah ,ya benim başladığım bir etamin tablo vardı dimi bitecek bitecek inşallah ,kronik bir başak olarak başladığım işi bitiremez isem yuh bana (yazar burada kendine gaz vermekte sizle alakası yok okuyucu affedin )

Toplumsal mesaja da  gelince .... Gündem de o kadar kötü şeyler var ki mesaj falan kar etmiyor demek ki, en iyisi Allah'a havale etmek yani en yetkili makama ...

NİL-ERK



13 Ağustos 2013 Salı

DELİ CESARETİ ... Mİ ACABA ???


             
      Oooo yine ne kadar açmışız arayı ,neyse çok okuyan da kalmadı galiba blogları ... Ben kendi arşivime kayıt olsun diye bir de konuşup konuşup rahatlayayım diye yazarım arada yine buraya gelirseniz ne ala ,ha bir de yorum yaparsanız o zaman kaymaklı olur ...



Efendim bu postun konusu benim ilk defa yalnız olarak uzun yol şoförlüğü yapmam . Kız kardeş ile  aylar öncesinden konuşup anlaşılan tarihte ; ailemin tüm fertleri ile buluşmak için kaptım üç çocuğumu Bodrumdan önce İzmir ,bir gece dinlenip sonra Sakarya'ya gittim .Annem ile  babam Adana'dan geldi ,erkek kardeşlerim de İstanbul'dan .Bahanemiz doğumuna az bir süre kalan karakızanımın bebeğine (Beril hanım olur kendisi ) yeni moda bebek partisi yapmak. Biz bu bahane ile çok güzel bir aile buluşması gerçekleştirdik ,kız kardeşim de Sakarya da yeni taşındığı evinde çok güzel ağırladı bizi .

Daha sonra ki planımız önce Sakarya ve çevresini sonra İstanbul'un altını üstüne getirmekti ama ramazanın ikinci gününde benim yıllar sonra ciddi şekilde hastalanarak yatak döşek yatmam tüm planları suya düşürdü...



Biraz kendime gelip ramazan da seni görmem lazım diyerek hasta hasta gittiğim Eyüp sultan da verilmiş pozu görüyorsunuz.

Daha sonra da bir an önce kendimi evime atmam lazım değip en üst de ki resim de gördüğünüz gibi üç bıdık ve ben İstanbul ve Bodrum arasını 12 saat de alarak evimize vardık ...

Bundan alınacak dersler :

1- Sen ne kadar plan yaparsan yap Mevlam neyi nasip ederse onu yaşarsın.
2-Navigasyon çok iyi bir icat ( tüm yolculuk boyunca yardımcım oldu )
3-Allah nasip ederse bundan sonra dünyanın bir ucuna araba sürebilirim onu öğrendim.
4-Çocuklu yolculuklarda DVD player şart çok işime yaradı (madagaskar serisini ezbere biliyorum tabi sadece sesini )

Zaten biliyorsunuz instagram da twitter da daha aktifim orada bana eşlik etmek isterseniz nilerk olarak bulabilirsiniz...

Bayram postu yapmayacağım çünkü çok ekstrem bişi olmadı ,ama bir hafta sonra bir düğün, sonra da tatil var . İnşalllaaaaaaaaah tatil postu yapmak bana da nasip olur . Amin...


Selametle NİL-ERK...



30 Mayıs 2013 Perşembe

KUAYBE GİDER VE İZMİR GANİMETLERİ ...

Selam Dostlar ,

Bir önceki post da söz verdiğim gibi kısa İzmir gezim de aldıklarım ve Kuaybe Gider ile buluşmamızın detaylarını anlatmaya başlıyorum  .

Ne zamandır alışveriş yapmıyordum şahsi kanaatim mevsim değişikliklerinde hemen alışveriş yapmamaktır.Malum Bodrum da havalar ısınalı baya oldu önce ki yıllardan kalan yazlıklarımı kullanıyor( bu konuda tüm rekorlar bende biliyorum) böylelikle hem gerçekten ihtiyacım olan parçaları tespit etmeye çalışıyor hem de tüm firmaların koleksiyonlarını inceleyip bana en uygun ve  hesaplı olanları bulmaya çalışıyordum. İzmir gezisi de bunun için fırsat oldu Bodrum da maalesef tüm markalar yok bir de indirimleri tam olarak yansıtmıyor bazı mağazalar.

Önceliği Bodrum da olmayan mağazalara vererek başladım AVM turuma ...
Minik çay molamda da buna dikkat ettim ...


İnce, koyu renkte bir kot gömlek ne zamandır aklım da idi Batik te buldum ,pudra tonlar da bluz ile beraber  .C&A da her şeyle kombinleyeceğim beyaz maksi etek ile  bir de itiraf edeyim eş de görüp kıskanılan damla model klasik güneş gözlüğü İzmir'in yanıma kalan karları oldu :)


AVM turundan sonra daha önce sözleştiğim Kuaybe Giderin ofisine gittim .Aslın da ben orayı butik sanıyordum ama değilmiş ofisiymiş. Kuaybe Hanımı bloğundan ve yaptığı tasarımlarından tanıyordum.Tam da tahmin ettiğim gibi biri , içinin güzelliği dışına yansımış denilen insanlar var ya işte onlardan Kuaybe Hanım, kibar,zarif ve çok samimi . Çok hoş bir kahve muhabbetimiz oldu ,yeni modellerini de internet sitesinde yayınlanmadan görebildim ,Tarzını zaten çok beğeniyordum  yeni modellerini görünce gerçekten sektörde çok farklı bir yeri olacağına inanıyorum Rabbim yolunu açık etsin.Sadelikten ödün vermeden şık detayları  ve tarzı olan kıyafetler tasarlıyor ,kalitesi ise gerçekten taktire şayan ...
http://shop.kuaybegider.com  adresinden ürünlerini inceleyebilirsiniz ...


Beni kırmadılar beğendiğim modelleri tek tek denedim, vaktim çok kısıtlı olduğundan fotoğraf çekemedim .Aklım hepsinde kalmasına rağmen kendimi tutarak en beğendiğim parçayı aldım .Bu arada bayramda gittiğimde almak üzere bir de elbise seçtim ki çok güzel .Aldığım parçayı üst de ki resimler de kısmen görüyorsunuz .Üzerim de ki halini de önümüz de ki salı Bodrum Antik Tiyatro da gerçekleşecek Türkçe Olimpiyatı ve bir sonra ki hafta derneğmizin düzenleyeceği ve Nuriye Toroman ın da katılacağı kahvaltı da giymeyi planlıyorum ...



Şimdilik postu burada bitirelim bir sonra kini ne zaman yazarım bilmiyorum instagram (nilerk) daha kolayıma geliyor ,oraya da beklerim ...

NİL-ERK




18 Mayıs 2013 Cumartesi

MOBİLYALARIM ESKİMİŞTİ BOYATTIM NASIL OLMUŞ ??


13 Yıl önce evlenirken almıştım salon takımımı ,3 şehir ,5 ev değişikliği bir de üç çocuk faktörü siz tahmin edin mobilyaların halini yine de alırken mobilyacı sıkılacaksın ama eskitemeyeceksin demişti mobilyaları.Dediği gibi de iskeleti çok sağlam çıktı .

Bodrum'a taşındıktan sonra : evimin öncesi ve sonrası postu yazmıştım orada daha detaylı fotoğrafları var eşyalarımın 

 Açık mutfaklı bir ev benim ki mutfak masamın ahşap kısımları siyah salon masam ise venge rengindeydi  . Hali ile yan yana hoş durmuyordu .Birde salonun sandalyeleri çocuklar ve yılların etkisi ile kirli duruyordu ne kadar silsen de, işte bu sebepten iyice soğumuştum mobilyalardan kiracı olduğum için de yenisini almak çok mantıklı gelmedi.Boyatma fikri böyle çıktı işte...
 İnstagramda (nilerk) parçalar geldikçe paylaştım. Komple beyaza iyi ki boyatmamışım böyle daha hoş oldu .Üstler ceviz ahşap renginde altlar ise beyaz .Sandalyelerin oturma kısımları da koltuk örtülerim de ki gül desenlerine uysun diye gülkurusu -pembe tonlarında oldu 
 Hazır onları boyatırken zigon sehpalarımı da araya kaynattım :) onlar da yenilenmiş oldu .

Konsolun üstünde ki dekorlar evde vardı zaten salon masamın üstü şimdilik boş orası için de kız kardeşim ile bir kaç fikir geliştirdik .Onuda halledince paylaşırım inşallah.Birde lambalar hala ampül formatın da acele etmiyorum içime sinen bir şey bulursam alacağım böylelikle salon dekorasyonu tamamlanmış olacak.Nasipse yatak odama el atacağım ondan sonra ,henüz eşimin haberi yok ama vakti gelince mecburen olacak.Şimdiden adama ter döktürme yelim dimi :) 

Gerçi yeni bir takım alsaydık bu kadar hesaplı olmayacaktı kıymetimi bilsin dimi sevgili okuyucu ...

NİL-ERK 

13 Mayıs 2013 Pazartesi

MUTLU ,EĞLENCELİ ,GÜZEL,ÜZGÜN ,KIZGIN ,HÜZÜNLÜ HAFTA BODRUM...

 Ara yine açıldı dimi ama bu sefer mazeretim büyük geçtiğimiz haftayı annem,kız kardeşim ve teyzemin beni ziyareti ile dolu dolu geçirdim instagramdan (nilerk) takip edenler biliyor ...

Bol bol gezdik, muhabbet ettik teyzemin ve annemin engin tecrübelerinden faydalandık benim canavarları bile tatlı diliyle muma çevirdi teyzem :) .Berra bile yutamadığı yemekleri yedi inanamadım... Biraz da tembellik ettim itiraf edeyim onlar yaptı ben yedim ohhh böyle misafire can kurban ...

Ailemin yanımda olmasının güzelliğini mutluluğunu yaşarken canımızı sıkan üzücü bir olay yaşadık, Allah'a havale ettik biz durumu ama blog dan da sizlere şikayet etmek istiyorum...

Yalıkavağı gezerken çarşısının içinde köftecisi var Bodruma gelenler bilir meşhurdur , öğlen yemeğini orada yiyelim dedik ve  sokağa girdik .Turistik bir sokaktır sağlı sollu dükkanlar vardır.Kız kardeşim mimar biliyorsunuz sokağın hoşuna giden yerlerinin fotoğraflarını çekiyordu .Solda AYBÜKE BARAN diye bir hanımın (kibarlığımdan hanımın diyorum yoksa içimden neler geçiyor) bodrum tarzı kıyafetler sattığı dükkanı var işte bu yaşlı başlı hanım kız kardeşimin üzerine yürüdü ve neden fotoğraf çekiyorsun tasarımlarımı!!! çalacaksın dedi .

Kız kardeşim bakın sokağın resimleri dese de, ne makineye baktı ne de bağırmasını kesti ,ben müdahale edip yakışmadı size üslubunuz çok çirkin amacınız ne deyince, size çok yakışmış bu genç yaşınızda deyip baş örtümüzü işaret etti  . Yani kadının derdi tasarım falan değil genç, güzel ve tesettürlü olmamızı hazmedemedi .İki yıldır Bodrum da yaşıyorum ilk defa böyle bir durumla karşılaştım . Her kesimden arkadaşlarım var benim burada ne tesettürlü arkadaşım açık arkadaşlarıma ters davranır ne de açık arkadaşlarım.

Neyse bu konuyu fazla uzatmayacağım ama bu yaklaşık 100 yaşında ki Aybüke Hanımı internetten arattım facebook sayfası olsa idi protesto kampanyası başlatacaktım ama mutlaka bir uyarı almasını sağlayacağım .Çünkü Yalıkavak esnafını çok yanlış temsil ediyor biz o gün kaç kişi orada yemek yiyecektik moralimiz bozuldu diye yemedik .Köftecinin nasibine engel oldu yani ...

Dün anneler gününü annem ve teyzem ile kutlamak çok iyiydi ama akşamı onları yolcu etmek hüzünlü,
Bir de bu hafta yaşanan terör olayı ve dün gece de futbol yüzünden bir gencin ölmesi işte bunlarda bu haftayı üzüntüye çevirdi...

Böyle olaylar bir daha yaşanmasın diye çok dua etmek lazım özellikle de üç aylara girdiğimiz bu mübarek zamanlarda ...Bol dua bol dua bol dua sadece kendimize değil ülkemize ve insanlığa ...

NİL-ERK




29 Nisan 2013 Pazartesi

BODRUMA YAZ GELDİİİİİ ....

 Yaşıyorum merak etmeyin :) herkes gibi blogu ihmal etsem de gönlüm buna hiç razı değil .Evet bahsettiğim kermesi çok şükür anlımızın akı ile atlattık bir sonrakinin tarihi yaklaştı bile 10 Mayısta ikincisini yapacağız sonra Eylüle kadar programları biraz hafifleteceğiz ,malum Bodrum sıcakları başladı .
Sıcaklar başladı derken zamanını kaçırmadan ben de bahçemle ve balkonum ile  biraz ilgilendim.Arkadaşlarımın yardımı ile bu yıl çiçek-çimen olayını bir level atlayıp sebze dikmeye karar verdim.Domates,biber,salatalık,patlıcan,kabak ve yeşillikler diktik az az .Deneme mahiyetli, bahçemdeki toprak dolgu olduğundan ürün verir mi vermez mi tam emin olmadık az ile başladık .Gübresini suyunu ihmal etmiyor ve her gün gelip gidip bakıyorum kuruma emaresi var mi diye .Dua edin olur mu kendi mahsulümüzü yemek nasip olsun ...

Bunun haricinde gezmeler,özellikle kahvaltılar ve evimin ,çocuklarımın halleri instagramda (nilerk) twitter da (nilerk)  takip etmek isteyenlere duyurulur  oralarda çok eğleniyoruz :)

NOT: bir önceki post da gösterdiğim abiye henüz sahibini bulmadı ilgilenenler kaçırmasın...

SEVGİLERLE...
NİL-ERK

21 Nisan 2013 Pazar

İKİNCİ EL TESETTÜR ABİYE KIYAFET

Selam Dostlar,

Bir önce ki post da bahsettiğim kermesimizi çok şükür atlattık öncesinde ve o gün çok yorulmamıza rağmen güzel sonuçlara ulaşmak bizi çok mutlu etti.Emeği geçen bütün arkadaşlarıma ve davetime icabet edip kermeste beni yalnız bırakmayan dostlarıma çok teşekkür ediyorum .Kermesin ve son zamanlarda olan bir kaç olayın görsellerini bir sonra ki post da ortaya karışık şeklinde paylaşacağım umarım .

Şimdi daha önemli bir mevzu var onu paylaşmak için sabırsızlanıyorum .Beni uzun zamandır takip edenler bilir .Bana ait olan ve sadece bir kere giydiğim abiye kıyafetlerimi  satılığa çıkarmıştım buradan bakabilirsiniz .Elde edilen gelir de üniversitede okuyan kız çocuklara burs olarak gidecekti .Dört abiyenin ikisi satıldı ve elde edilen para yerine ulaştı çok şükür .

Bu yazımı gören ve fikri çok beğenen değerli arkadaşım ve komşum ,çok tatlı bir bayan (ismini açıklamayalım şimdi) kendi abiyesi içinde bunu yapabileceğimizi söyledi.

 Kıyafetin genel görünüşü bu krep şifon tarzı bir kumaştan çok güzel işçilikle dikilmiş. 36 beden olan arkadaşlar kaçırmayın derim ...
Ben çok beğendim hep gördüğümüz bilindik abiyelerden değil ve tesettürü hakkı ile sağlıyor.Modern ,rahat ve çok şık ... 
Kol da ve ceketin alt ucunda güzel detayları var ,abartıya kaçmayan zarif işlemeleri .Aynı işlemeler türbanında da var .Türbanı da kıyafeti alan arkadaşa göndereceğiz.

Açık artırma usulu yapacağım çünkü bir önceki abiyeleri çok ucuza verdin diyenler oldu kıyafetlerin kalitesini görenler .Ayrıca tamamen hayır işi olacağından hayrınızı sınırlandırmak istemiyorum :)

Tam da düğün sezonu açılmışken bir kere giyeceğiniz bir kıyafete dünya para vermek istemiyorsanız işte size çözüm çok az giyilmiş ve çok kaliteli 

İsteyenler bu posta yorum yazabilirler .Bedeni uymayan alamayacak olan arkadaşlarda bu postu kendi sayfalarında ya da twitter ,facebook ve instagramda paylaşırlarsa bu şekilde de yardımcı olmuş olurlar 

Şimdiden paylaşanlara çok teşekkür ediyorum inşallah güzel sonuçlar alırız...

NİL-ERK


3 Nisan 2013 Çarşamba

DÜN BANA BİR KARGO GELDİ ...




Yine arayı açtım dimi , ama inatla blog dan vazgeçmeyeceğim bana öyle tweet falan yetmez biliyorsunuz ben öyle 140 karakterle anlatamam derdimi :)
Daha öncede size tasarım ürün yapan isimlerden bahsetmiştim hani burada ... İşte yeni bir keşfim var; Elif Almak bu ismi not edin derim .Ben facebook da kısa süre önce fark ettim ,ama belki sizler daha önceden duymuş olabilirsiniz .
Geçenlerde düzenlediği bir çekilişe katıldım ve bu sefer şans bana güldü :) resimde gördüğünüz panço dün bana ulaştı ve bugün hemen giyildi. Bir haftadır Bodrum da yaz havası vardı sanki bugün benim için rüzgar,yağmur fırtına ...



Efendim dikişten anlayan biri olarak hemen iç tarafına baktım ,çok temiz çalışılmış astarı hiç potluk yapmadan tulum(dikiş terimidir dıştan dikişler gözükmez gibi düşünebilirsiniz ) şeklinde dikilmiş. Fermuar dikişi ve kolların geçtiği yerler de gayet muntazam dikilmiş benden geçer not aldı yani :) bloğumun facebook sayfasında daha büyük tek bir fotoğraf da ekledim bakabilirsiniz.

Ayrıca 12 Nisan da gönüllü olarak çalıştığım derneğin gecesi olacak Elif Almak bu gece için de bana çok güzel bir tunik gönderdi en iyi şekilde kombinleyip giyeceğim nasipse onun içinde ayrıca post yazacağım hadi biraz merak edin onu ...

Resimde gördüğünüz lokumlukları gecemiz için davetiye olarak kullandık .Yaklaşık 300 bayanın katılacağı bu gece Bodrumun en iyi otellerinden biri olan Babylon da olacak tüm heyecanımızla bu geceye hazırlanıyoruz .12 Nisan da Twitter(nilerk) dan ve instagramdan (nilerk) canlı yayın yapacağım size :) 

Daha sonrada Babylon Otel hakkında bir post yazmayı düşünüyorum size. Ne de olsa yaz yaklaşıyor tatil mekanı önerilerine başlamak lazım değil mi ? Bir Bodrumlu olarak vazifemiz :)

NİL-ERK 




15 Mart 2013 Cuma

KAYRADAN HABERLER2 2013 YAZ KOLEKSİYONU

BU POST GÜNCELLENMİŞTİR 
Tam da herkesin şu aralar İstanbul moda haftasında boy gösterdiği sıralar bir moda haberi vereyim dedim .
2013 sonbahar kış koleksiyon defileleri yapılırken beni asıl meraklandıran ben bu yaz Bodrum gibi bir memlekette tesettüre uygun şık ve rahat ürünler bulabilecek miyim ?
Kayradan ilk görüntüler gelmeye başladı.Bu sezon ki temalarına ''Kelebek'' ismini vermeleri bana umut oldu demek ki  yaza uygun, uçuş uçuş, doğal ve ince kumaşlarla çalışacaklar ...
Umarım tam da böyle olur .
Çünkü hep bahsediyoruz kalın kalıp gibi duran kumaşlar istemiyoruz .
Diğer görseller de ortaya çıktıkça ve online satışa yaz ürünleri konulunca kendim ve sizler için detaylıca inceleyip ,bir alınabilecekler listesi çıkaracağım...
Bunu Armine ve Setrms için de yapmak istiyorum başka markaları isterseniz mutlaka bana yazın...

KOLEKSİYONUN MODA ÇEKİMLERİNİN VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN

Bir diğer konu da Kayranın şalları sosyal medya da şalların kalitesi ile alakalı olumlu yorumlar okusam da görmeden yorum yapmayacağım .Benim dikkatimi çeken önemli bir nokta var .Bir şal %100 ipek olmasına rağmen eğer renk tonu tam doğru olarak kullanılmamışsa sentetik gibi durabiliyor. Biz de verdiğimiz 100 ve üzeri TL için yanıyoruz o yüzden çok dikkatli olmak lazım .Kayranın şalları şu anda kendi sitelerin de 95 TL ye satışta.Alıp kullanan arkadaşlar bu yazının altına yorum bırakabilirse çok faydalı olur.


En kısa zamanda tüm koleksiyonu görmeyi istiyorum bir de internet sitelerini daha iyileştirmelerini ...

twitter  , facebook ve instagram (nilerk)da  bu hafta yaptığım pasta ve paylaşımları görebilirsiniz...

NİL-ERK




6 Mart 2013 Çarşamba

KOMBİN-NE PİŞİRDİM-HABERLER


Selam Sevgili Okuyucu , arayı açtık yine.O zaman şöyle uzun bir karış post yapalım hazır mısınız ?


 İlk benden bir kombin gelsin ,dün böyleydim . Beyaz tenli olduğumdan açık renk eşarp ve şal kullanmaya çekinir çok solgun gözüktüğümü düşünürdüm.Dün bu resmi instagramda (nilerk) paylaştım ve gelen yorumlar sayesinde ilk kez kullandığım bu şalı daha sık kullanmaya karar verdim.
 Dün sabahın köründe yaptığım mamaları görüyorsunuz .Bunlar büyük oğlumun sınıfına gitti çocukların şansından mıdır bilmem normalde poğaça yapmayı pek beceremem bunlar pek bi güzel oldu hemen hamurunun tarifini  vereyim size :
 1/2 su bardağı yoğurt- 1/2 su bardağı süt -1/2 su bardağı erimiş margarin- 1/2 su bardağı sıvı yağ- 1 yumurta -tuz-2 paket kabartma tozu -un 
 Gelelim iç haberlere yani bizden haberlere : Gönüllüsü olduğum dernekte 8 mart dünya kadınlar günü etkinliği düzenleyeceğiz ve hazırlıklar devam ediyor .Bu şirin çiçekleri davetiye olarak kullandık .

Kelebeğin rüyasına hala gidemedik :( .Bakalım bu cuma için tekrar niyetlendik inşallah gidebiliriz.

Çocuklarla çümbüşümüz tam gaz devam çok şükür .(twitterdan takip edenler bilir kullanıcı adım nilerk sizde katılmak isterseniz sohbetlerimize )

Ailem de İstanbul dan ilk kopan bizdik şimdi annem ile babamın Adana'ya ,geçen sene evlenen kız kardeşimin de Sakarya'ya taşınacağı kesinleşti .Her şeyde vardır bir hayır diyorum ama bir tarafım da üzülmüyor değil .

Şu yoğun günleri atlatayım 500 kişiye yaklaşmamızı kutlamak için bir hediye kampanyası yapacağım,kendi el emeğim olacak çok beğenileceğini düşünüyorum o yüzden takipte kalın canlar 

Hadi ben kaçayım artık bugün ki programa gitmeden önce biraz işe güce bakayım . Hoşça kalın beni seven ,sevmeyen,bir de severmiş gibi gözükenler ...

NİL-ERK





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...